scissor sisters etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
scissor sisters etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2010 Perşembe

2010




Aslına bakarsak 2010 yılı hiç iyi değildi blog için. Tembelliğimden sıyrılıp dinlediğim onca güzel şey hakkında paylaşımda bulunmadım ve bu yüzden sevmeme rağmen yıl sonu listesi yapmayarak kendimi cezalandıracaktım; fakat herkes bir bir yıl sonu listelerini ekleyince kendimi tutamadım. Bu yıl yeni albümlerden ziyade geçmişe dönüp baktığım bir yıl oldu. Hatta çoğu zaman yeni albümlerden uzak durdum. The Cure, Air,Patrick Wolf,Placebo, Joy Division, Editors, The xx, Björk şeklinde çok sevdiğim grupları, isimleri dönüp dönüp dinledim. Bı yılın albümlerinden, Crystal Castles ve Blonde Redhead harikaydı; ama en iyiyi belirlerken mükemmel bir konsept yarattığı için Scissor Sisters bir numaram oldu. Maalesef ki çok geç de olsa Beach House'a yetişebildim. Home Video'nun yeni albümünü büyük merakla bekliyordum, çok beğendim. Listede olmasa da arada bir aslında daha çok yaz döneminde dinlediğim Christina Aguilera albümü de fena değildi; Kathleen Hanna, Peaches ve Sia'nın varlığı ile. Keza Goldfrapp'in bolca 80'lere öykünen albümü ile Uffie'nin Sex Dreams and Denim Jeans albümü de güzeldi. Pop- R&B dünyasında yine hep bir Rihanna vardı, fena değildi ama çok fazlaydı işte... hiç sindirmedi kendisi. Kanye West ise yerinde bir patlama yaşadı. Ve araya girihgazlanmış pop parantezini Lady Gaga'nın Alejendro'ya çektiği güzel video ve Kylie Minogue'un fena olmamakla birlikte yeterince çalışılmamış albümü Aphrodite'den de bahsettikten sonra koskoca bir yılı tek bir posta sığdırmanın verdiği utanç ile Türkiye'ye de kısaca değinip bu işkenceyi bitirmek istiyorum. Şaşırtıcı derece iyi bir albüm yapan Athena, bu yılın en formda gruplarındandı. Yılın sonlarına doğru gelen Melis Danişmend albümü Daha Az Renk, fazlasıyla beğendiğim bir albüm oldu. Yine yaz döneminde Ramadan ve Solardip dinlemek gerçekten keyifliydi. Albümleri ne zaman online olarak downloada sürdüler bilmiyorum fakat Kim Ki O ve Post Dial çok şıktı. Özellikle Kim Ki O'nun Serbest Kalp Düşmesi'ni last fm kullanıyor olsaydım en çok dinlenen parça olarak görmek mümkün olurdu. Evet böyle işte. Ve aşağıda en azından yıllar sonra hatırlamak istediğim için yaptığım ve evet biraz kıskandığım için de el attığım 2010 listem.


depositkolisi 2010 listesi
1-Scissor Sisters- Night Work
2-Beach House- Teen Dream
3-Blonde Redhead- Penny Sparkle
4-The Radio Dept.- Clinging To A Scheme
5-Sia- We Are Born
6-Broken Bells- Broken Bells
7-Kanye West- My Beautiful Dark Twisted Fantasy
8-Tesla Boy- Modern Thrills
9-Crystal Castles- Crystal Castles
10-Liars- Sisterworld
11-Foals- Total Live Forever
12-Home Video- The Automatic Process
13-Balam Acab- See Birds EP
14-CocoRosie - Grey Oceans
15-The Irrepressibles-Mirror Mirror
16-Under Byen- Alt Er Tabt
17-The Golden Filter- Voluspa
18-White Hinterland- Kairos
19-The Chemical Brothers- Further
20-Xiu Xiu- Dear God, I Hate Myself



The Irrepressibles- My Firend Joe
Balam Acab- Dream Boy
Under Byen-Unoder
The Radio Dept. David

8 Temmuz 2010 Perşembe

Makas Kardeşler ile Homofobiye Kes Yapıştır Resimler


Babylon,
"Where bricks of water and diamonds tower,
Sailor's lust and swagger lazing in the moon's beams,
Who's laser gaze penetrates this sparkling theater of excess and strobed lights,
Painted Whores. Sexual Gladiators. Fiercely old Party Children.
All waked from their slumber to debut the Baccara.
Come to the Light! Into the Light! The Invisible Light..."


Daha az olanın her zaman daha iyi olmaya zorlandığı, zorlandıkça değiştiği, zoraki değiştirildiği ve biraz daha olmadığı bir biçeme büründüğü, benzemek istemediği tüylü iktidara farkından olmadan benzediği alternatif indie endüstride Scissor Sisters'ın varlığı,temsilin gerekliliğini bertaraf edişi, olmak zorunda bırakıldığı bütün kodları altüst edip kendi dili ile ve temsil ettiği ötekinin iç dinamikleri ile sistemi yeniden üretmediği, direniş kültürünü yeniden canlandırdığı, dans ettirdiği,kendi gibi olduğu, kendini disko topunda patlatarak erki korkutan bir makasa dönüştüğü için makas kardeşler ewett kendileri gibiler. ve çok iyi ki hepimiz gibi, biz gibiler...

Night Work adını verdikleri son albümleri fazlasıyla güçlü, fazlasıyla alaycı ve fazlasıyla gayy... Diyebilirim ki fazlasıyla gaza getirici "queer gibi öfkeli değil" ama ne iyi ki "gay gibi mutlu" bir albüm. Nerede kalmıştı direniş kültürünün içini boşalttığı öfke? şiddet? Nerede kalmıştı homofobi, transfobi ile heteroseksist kültürü ayıran şiddetsiz, "apolitik", soyunmuş, çıplak, stonewall öncesi dans eden kültürr?. Bu sebeble ki bana çok şey hatırlattı "Night Work"... Lgbtt mücadelesinin, niçin mutlu, şiddetsiz daha güçlü olduğunu. Queer'ların, gaylerin, transeksüellerin örgütlendiğini, artık diğer bir çok direniş hareketleri gibi öfkeli, militan olduğunu göstermek ve ciddiye alınmak için miydi öfke? Öfkenin ve şiddetin, militarizmin; müzikten, söze, görsellikten, eyleme hiç bir yerde meşru sayılmaması için "gay gibi mutlu" bir hareketin biricikliğini gösterdiği için ya da bunu göstercek bir şey yapmayıp bana bunca şeyi hissettirdiği için değerli görüyorum Night Work albümünü...

Invisible Light, fazlasıyla albümü özetleyen bir parça... Albümün final parçası.
"At the doors of Babylon, You are my Zion" liriği ile başlayan parçada Babylon, Babil kentini mi yoksa beraberinde taşıdığı imgeleri çağrıştıran bir yer mi bilmiyoruz. Ama açıkca Babylon'un günahkarlar şehri olarak açılış yaptığını düşünüyorum. ve görünmez ışıklara, neon ışıklara, geceye çağrı yaparak albümü ve şarkıyı bitiriyorlar.. fazlasıyla çekiciler.

Her hangi şarkıyı birbirinden ayırmak gerçektende oldukça zor benim için. Çünkü albümü defalarca dinleyip hatmettim diyebilirim saçma salak pozlar eşliğinde. Ritmi hiç düşmeyen, her şarkının birbirini tamamladığı müzikal olarak da geçişlerin çok iyi yapıldığı bir albüm. Sözleri ile de çok çılgın olmuşş. Sound bakımından da ABBA 2000'lerde çalıyor gibi. Aralarda gitarlar var, dans'ın disko'nun çılkını çıkartacak güçlü sample'lar varr."Skin Tight, Sex and Violence,Nightlife, İnvisible Light" adlı son dörtlü albümün ritminin en çok arttığı ve ihtişamlı bir kapanış sunuyorlar bize. "Harder You Get" gitar soundunun en çok hissedildiği sanki stadlara yapılmış bir şarkı gibi. Any Which Way, Night Work girizgahımın bana verdiği ilhamı anlatan parçalar. Son olarak albümün en gay şarkısı olarak Glastonbury'de Kylie Minogue ile söyledikleri Any Which Way'i ilan ediyorumm. Sizce de öyle değil mi?

VE son olarak albümün fotoğraf çekimi de ayrı bir güzel ayrı bir eğlenceli. SIKI POPO.

İyi ki var makas kardeşler. İ yi ki böylesine mutlular, eğleniyorlar.