22 Eylül 2010 Çarşamba

üç biletlik konser



paralel şiirler yazıyoruz aslında
bu gece üç biletlik konserim vardı
ve ben hepsini yazdım
eğer üç kulağım olsaydı da verirdim
aslında eve giden yolu hiç sevmedim
paralel kesitler bunlar
ben de elime bulaşmış şarkılarla
üç gecelik konserler vermek istiyorum
"burn like fire" "burn like fire...

The Cure- Fire In Cairo
The Cure- One Hundred Years
Kim Ki O- Serbest Kalp Düşmesi

+ her gece için bir bonus şarkı vardır:

White Hinterland- Amsterdam

5 Eylül 2010 Pazar

Senior Living



Röyksopp, son dönemlerimde dinlemekten en zevk aldığım gruplardan. Ben genellikle yaz mevsiminde çok bunalanlardan ve sıkılanlardanım.Ve daha az deneysel,hafif elektronik ,pop ritimli şarkıları dinliyorum. Dolayısıyla geçen yaz "Junior" albümü bana çok iyi gelmişti.Haliyle Röyksopp'un daha önce beğenilmiş ama bir tarafa kaldırılmış "The Understanding" ve "Melody A.M." albümleri gün yüzüne çıkarılıp dinlenmişti kış boyu ve ardından heryerde sık sık haberlerine rastladığımız Senior albümünün dedikoduları ile beraber merakla beklenmeye başlanmıştı. Ve nihayet iki-üç hafta kadar önce dinlemeye başlayabildik.

Röyksopp'u "Junior" ile tanımış ve diğer iki albümünü pek beğenmeyen nam-ı değer anti-downtempocular Senior'ı çok beğenmeyeceklerdir. Fakat kesinlikle kötü bir albüm değil.İlk dinleyişte enstürmantel bir albüme kendimi hazırlamış olmama rağmen beni de sarmasa da albüm için biraz emek verdikten sonra nimetleri ortaya çıkıyor.

Ritim genel olarak çok düşük sadece Tricky 2'da biraz hareketleniyor. Onun dışında da downtemponun hakkını verecek düzenlemeleri ile çok başarılı şarkılar. Ben özellikle The Fear'ın ara bölümündeki bas düzenlemesini çok beğeniyorum. Albümün dinleyiciyi kendine çekmekte en zorlandığı yanı vokal olmayışı olsa gerek. Önceki albümün bu kadar tutmasında, popülerleşmesinde hiç şüphesiz ki Robyn'nin Karin Dreijer'in, Anneli Drecker'in büyük etkisi vardı.Junior'ı kaotik hale sokan, ona ilkel ritimler kazandıran, bir gün ışığı sadeliği yaşatan ritimler de yok Senior'da. Ergenlik döneminin kendi içi ile sürekli baştan silinen ve çizdikce kendini kendine gösteren ruh hali Senior'da kendini terk edip melankolik görme biçimleirine bırakmış. Fena mı olmuş. Bence çok güzel olmuş. Özellikle The Alcholic ve Senior Living bahsettiğim durumun en çok hissedildiği parçalar.

Albüm özelinde bir kaç şarkıyı incelemek gerekirse Röyksopp enstürmantel projesinde ritimlerle,samplelarla, efektlerle bir bir cümleler kurmuş, derdini, ruhunu, oluşunu anlatmış. MİSAL The Alcholic'de bir alköl bağımlısının kendini alkölden çekişini ve kendini tutkusuna bırakışını bir ileri bir geri çok güzel duyuruyor; duymaya çok alıştığımız "yağmur sonrası gelen toprak kokusu ve huzuru" italikli sample daha önce hiç bir şarkıda bana bu kadar anlamlı gelmemişti.Senior Living başlıbaşına bir dönem şarkısı olarak öne çıkarken albümün biyografik kimliği ile ilişki kurabilmemizi sağlıyor. Ya da The Fear'da bizi bu kadar gerim gerim gererken yapmak istedikleri iskeleti iyi oluşturdukları anlaşılıyor.Albümde yazılı hiçbir söz olmadığı için ben her şarkı için hikayeler kurdum, kendimi kandırdım belki de. Mesela The ALCHOLİC VE Coming Home'u birleştirip evini terk etmiş, ve dönmek için çok geç kalmış bir adamı hayal ettim. Ne kadar da kötüyüm alkolik birine son derece ahlaki bir bakış açısı ile yargılayıp cezalandırmışım.Ama albümün dramatik yapısını süslemek istemiyordum sanırım.

Yine şarkılar üzerinden düşüncek olursak "The Drug" albümün diğerlerine göre hazmetmesi en kolay parçalarından albüm genel olarak downtempo ve trip hop sularında giderken The Drug, kısa süreli bir minimal techno havasına sokuyor albümü.

Albümle ilgili çıkarabildiğim notlar bunlar bence kesinlikle üstünde durulmaya değer bir albüm.Downtempo için Melody A.M. kadar iyi değil belki ama SENİOR LİVİNG.

Unutmadan bloğa çok uzun zamandır yazamadığımın farkında ve bana verdiği dayanılmaz ağırlığı yaşadığımı belirtmeliyim. Olmadı... yaz döneminde blokta olamadım. Hep ders çalışmam gerekiyordu. Güzel Sanatlar Fakültesini kazanmak için çabalamak gerekiyordu. bıdıbıdıbıdı. ama artık düzenli olarak güncelliycem umarım.

Senior Living


The Drug Video ben pek beğenmedim videoyu.

25 Temmuz 2010 Pazar

Temize Çekmeler



Ben kavganın dışında kalıyorum kavga benim başımdan çıktığı halde ben dışarıda kalmağa mahkumum her zaman karışmıyorum ilgilenmiyorum bile diyebilirim yorganı varsınlar istedikleri gibi paylaşsınlar yırtsınlar istedikleri ölçüde yorgan ben olduğuma göre kendi kendimi örtecek halim de olmayacak tabi bütün bunların saçma olduğunu biliyorum bütün bunların kendi kendimi oyalamak kendi kendime bağışlatmak için düşündüğümü biliyoru ama öyleyim işte ben soğuk soğuk elimden başka şey gelmiyor kendimi sevdirmek isteyen ben değildim.
Bilge Karasu- Troya'da Ölüm Vardı


Temize çekmeler diyorum. Olan hali mutlu etmiyor, değişmesini istiyorum, biraz daha abartılı olmasını istiyorum. Yetmiyor gibi geliyor. Her aşık olunmanın bir tazelenme olduğunu söyleyenler var mı acaba hala?

Söz veriyorum, hatırlatmak istiyorum çünkü kendimi. Tatsızım. Bunu paylaşmak istiyorum. Aslında sadece biri yeterli ama o biri...

Bir mixtape görünümünde bir kayıt:
Love ile başlıyor. Umudunu yitirmiş, daha en başından olumsuzlanmış, itilmiş, sindirilmiş her aşkta böylesine duygusallaşabilir, kendi içinde romantiktir hepsi.

Ardından bir iki zaman öyle geçer... sadece öyle: Sigur Ros çok yakışır bu zamanlara.

Ve artık ya aynı zaman diliminin ucunda değilizdir ya da artık dinlemiyoruzdur etrafı. Boş bakan insanlar,anlamsız suratlar, erken uyumalar ama ne rüyalar. Tasvirin en uzun zamanıdır. Kimi kez delirmiş gibidir. Bin bir soru vardır. Hiçbirini cevaplamak istemez. Cevaplamadım sadece dindirmeye çalıştım: Yoğun baslar, içe işleyen soğuk vokaller, sample'lar. Bu bölümün şiddeti giderek zayıflamaz. Giderek sertleşen sound ancak arabeski doya doya kustuktan sonra- misal- "Threads" kendine ufak bir dinginlik arar.

Bu kabul olmuş bir duanın ya da aşkın dinginliği değildir. Deliliği fark etmenin dinginliğidir. Ve maalesef ki yavaştan terk eden, düzelen, patolojisini nötrleyen bir kimyadır.

Yine söylerim der. Artık atıflar başlar son hüznü bilerek kapatmak sağ çıkan bir mixtape de olur ne yazık ki: "Wise Man Blues"

Görkemli bir kapanışı da olsun ister. Herkes duysun, görsün ama o biri daha çok duysun ister. Ve Böyle bir Mixtape hazırlar.


Air- Love
Sigur Ros- Hoppipolla
Bang Gang- One More Trip
Halou- Everything Is Okey
Massive Attack- Live With Me
Under Byen- Unoder
Terranova- Never
Portishead- Threads
Tori Amos- Juares
AFX- Every Day
Amorphous Androgynous- In Mind
Perry Blake- Wise Man Blues
Venetian Snares- Felbomlasztott Mentökocsi

Temize Çekmeler Mixtape- download

19 Temmuz 2010 Pazartesi

sesin şiiri

şşşşşş.....şşşşş
aaah
utanç keder gibi kil
soluk bir nehri dilimlemelisin
gerçekten utangaç

zihni perçinleyen bir duygu mu şimdi gerçekten
inanmam...şşşşşşşş....
hiç olmadığı gibi
his en düşüş
nehri böl

yer
kendini ona devir beyfendi
onu sev
onunla sevill...


burnunda sümüklü değil
ağzından bir çukur topluyorum
güllerin açmasını beklemek için
kayıt tuşu negatifsiz
nehri böl
bey


içim içim sular
ısırmak kanatmanın en ucuz yolu
çeşmeler çalının
ritmi kusun
şşş....
beyfendi
bıyığını sil
ama önce

öp bizi...

8 Temmuz 2010 Perşembe

Makas Kardeşler ile Homofobiye Kes Yapıştır Resimler


Babylon,
"Where bricks of water and diamonds tower,
Sailor's lust and swagger lazing in the moon's beams,
Who's laser gaze penetrates this sparkling theater of excess and strobed lights,
Painted Whores. Sexual Gladiators. Fiercely old Party Children.
All waked from their slumber to debut the Baccara.
Come to the Light! Into the Light! The Invisible Light..."


Daha az olanın her zaman daha iyi olmaya zorlandığı, zorlandıkça değiştiği, zoraki değiştirildiği ve biraz daha olmadığı bir biçeme büründüğü, benzemek istemediği tüylü iktidara farkından olmadan benzediği alternatif indie endüstride Scissor Sisters'ın varlığı,temsilin gerekliliğini bertaraf edişi, olmak zorunda bırakıldığı bütün kodları altüst edip kendi dili ile ve temsil ettiği ötekinin iç dinamikleri ile sistemi yeniden üretmediği, direniş kültürünü yeniden canlandırdığı, dans ettirdiği,kendi gibi olduğu, kendini disko topunda patlatarak erki korkutan bir makasa dönüştüğü için makas kardeşler ewett kendileri gibiler. ve çok iyi ki hepimiz gibi, biz gibiler...

Night Work adını verdikleri son albümleri fazlasıyla güçlü, fazlasıyla alaycı ve fazlasıyla gayy... Diyebilirim ki fazlasıyla gaza getirici "queer gibi öfkeli değil" ama ne iyi ki "gay gibi mutlu" bir albüm. Nerede kalmıştı direniş kültürünün içini boşalttığı öfke? şiddet? Nerede kalmıştı homofobi, transfobi ile heteroseksist kültürü ayıran şiddetsiz, "apolitik", soyunmuş, çıplak, stonewall öncesi dans eden kültürr?. Bu sebeble ki bana çok şey hatırlattı "Night Work"... Lgbtt mücadelesinin, niçin mutlu, şiddetsiz daha güçlü olduğunu. Queer'ların, gaylerin, transeksüellerin örgütlendiğini, artık diğer bir çok direniş hareketleri gibi öfkeli, militan olduğunu göstermek ve ciddiye alınmak için miydi öfke? Öfkenin ve şiddetin, militarizmin; müzikten, söze, görsellikten, eyleme hiç bir yerde meşru sayılmaması için "gay gibi mutlu" bir hareketin biricikliğini gösterdiği için ya da bunu göstercek bir şey yapmayıp bana bunca şeyi hissettirdiği için değerli görüyorum Night Work albümünü...

Invisible Light, fazlasıyla albümü özetleyen bir parça... Albümün final parçası.
"At the doors of Babylon, You are my Zion" liriği ile başlayan parçada Babylon, Babil kentini mi yoksa beraberinde taşıdığı imgeleri çağrıştıran bir yer mi bilmiyoruz. Ama açıkca Babylon'un günahkarlar şehri olarak açılış yaptığını düşünüyorum. ve görünmez ışıklara, neon ışıklara, geceye çağrı yaparak albümü ve şarkıyı bitiriyorlar.. fazlasıyla çekiciler.

Her hangi şarkıyı birbirinden ayırmak gerçektende oldukça zor benim için. Çünkü albümü defalarca dinleyip hatmettim diyebilirim saçma salak pozlar eşliğinde. Ritmi hiç düşmeyen, her şarkının birbirini tamamladığı müzikal olarak da geçişlerin çok iyi yapıldığı bir albüm. Sözleri ile de çok çılgın olmuşş. Sound bakımından da ABBA 2000'lerde çalıyor gibi. Aralarda gitarlar var, dans'ın disko'nun çılkını çıkartacak güçlü sample'lar varr."Skin Tight, Sex and Violence,Nightlife, İnvisible Light" adlı son dörtlü albümün ritminin en çok arttığı ve ihtişamlı bir kapanış sunuyorlar bize. "Harder You Get" gitar soundunun en çok hissedildiği sanki stadlara yapılmış bir şarkı gibi. Any Which Way, Night Work girizgahımın bana verdiği ilhamı anlatan parçalar. Son olarak albümün en gay şarkısı olarak Glastonbury'de Kylie Minogue ile söyledikleri Any Which Way'i ilan ediyorumm. Sizce de öyle değil mi?

VE son olarak albümün fotoğraf çekimi de ayrı bir güzel ayrı bir eğlenceli. SIKI POPO.

İyi ki var makas kardeşler. İ yi ki böylesine mutlular, eğleniyorlar.

4 Temmuz 2010 Pazar

Rock- A 2010


Rock- a festivali bu sene 16-17-18 Temmuz'da İzmir- Özdere Rainbow koyunda yapılacak.
Katılacak gruplar belli olmuş; her zamanki gibi çok güzel atölye çalışmaları da yapılacak tabii...

Merakla dinlemek istediğim bir kaç grup ise:


hep duyduğum ama hiç dinleyemediğim dowmtempo Fuji Kureta

İndie-experimantal sularındaki-Mispis

Saykodelik- jazz bandoso Aşık

İndie- electronik Voyvo

Ruşen Alkar ve Sokak Orkestrası


Enzo İkah

Atölyelerden de,
Anarko Queer İnisiyatifi'ni, Kürke Hayır Platformu'nu ve Yabanıl/Cinnet Modern'in Alternatif ne kadar alternatif? atölyelerini kaçırmamak gerek...

* unutmadan festivalin tamamen gönüllülük esasına dayandığını ve bir dayanışma festivali olduğunu hatırlatalımm...

* depositkolisi ve arkadaşları beleş festival Rock-A'da olacak herkesleri beklerizz...


Rock- A

28 Haziran 2010 Pazartesi

Trendy Blog Awards


Emre Varışlı beni Trendy Blog Awards'a layık görmüş...
Bence Trendy Treehouse'dan çıkan bu fikir çok güzel.
bloğumu kimlerin okuduğunu, takip ettiğini, sevip sevmediklerini pek bilmiyorum, geri bildirim almıyorum çünkü. ama zaman zaman yazdıklarının, karaladıklarının birilerince okunup beğenilmesi çok hoş...
kurallar gereği ben de sevdiğim 10 bloğa ödül verip onlara bildirmem gerekiyor
başka şeyler de varmış ama bunların hepdini yazmıycam çünkü şurdan çok güzel ayrıntılı biçimde ulaşabilirsiniz ödül alan bir arkadaş çok güzel bahsetmişş....

Ben de ne zamandır sewdiğim, okuduğum bloklardan bahsetmek istiyordumm bir vesile olduu.

Mutlu Prens
Tacim
Suetkafa
Atlas Bebek
DB Junk
Pipi Disko
Zülal Kalkandelen
13 Melek
it's an old dawn
G'esgue
Tanrılar Fıttırmış Olmalı

* + 1'den kimse ölmez, dünyada karanlığa bürünmez herhalde.

27 Haziran 2010 Pazar

Sen Yoksan Bir Eksiğiz


18. LGBTT Onur Yürüyüşü, bugun saat 17:00'da taksim durağında...
Sen Yoksan Bir Eksiğiz...

22 Haziran 2010 Salı

She Past Away- Kasvetli Kutlama


She Past Away güzel bir grupmuş... bana da arkadaşım bahsetti
new wave, post-punk, synth-pop yapıyorlar. oldukça gotik bir halleri var müziklerine uygun olarak. myspace'den keşfi beklerler...


She Past Away- Myspace


*kasvetli kutlama öncelikle önerilir...

13 Haziran 2010 Pazar

O modern dünyaya düşmüş, ghettoların ilaçlanan böcüğü


Blokta Roisin Murphy'den hiç bahsetmemişim. Bugün tam zamanı diye düşünüyorum. Aklıma geldiler. Moloko kadar şık olmasa da "Ruby Blue" albümü ve sonrasında 17 yıllık ufak ömrümde en çok sömürdüğüm albümlerden "Owerpowered" çıktı sadece sadece "owerpowered"...
Eğer bir kadın, eğer bir insan düşerken, vurulurken, sevişirken,ağlarken, cool olurken, makyajını silerken, yüksek alkollü içkisini yudumlarken,savaşın ortasında kalmış ömründe savaşın izleyicisi olurken, müzikte; terörü şehirleri bombalamak yerine moda tarihindeki etekleri daha da kabartıyorsa, tüm halleri için böyle bir şarkı yazıyorsa çok değerlidir. ve bizde hayatı ucundan yakınından takip etmeye çalışan, yeniyetmeler owerpowered'ı dinleyerek olamadığımız bürünemediğiğimiz, korktuğumuz makyajdan, ışıltıdan, disco topundan, savaştan, aşktan... dilimize pelesenk ederiz owerpowered'ı.ve bu ghetto dünyanın siğrinin bulaştığı ışıltılı single'ı başka bir yerde, başka bir dünyada dinleriz(mesela ben inşaat içinde kalmış bir ev ve apartmanda, yatağımı dans pisti, battaniyeminde "Dior" imzalı kostümüm olduğunu hayal ediyorum....)


*ne olur yeni albümü de bu aralar çıkmasın çünkü yeni çok ama çok kötü iki single dinledim Roisin'den... onları çöğe atsınnn.

Owerpowered- video