28 Haziran 2010 Pazartesi

Trendy Blog Awards


Emre Varışlı beni Trendy Blog Awards'a layık görmüş...
Bence Trendy Treehouse'dan çıkan bu fikir çok güzel.
bloğumu kimlerin okuduğunu, takip ettiğini, sevip sevmediklerini pek bilmiyorum, geri bildirim almıyorum çünkü. ama zaman zaman yazdıklarının, karaladıklarının birilerince okunup beğenilmesi çok hoş...
kurallar gereği ben de sevdiğim 10 bloğa ödül verip onlara bildirmem gerekiyor
başka şeyler de varmış ama bunların hepdini yazmıycam çünkü şurdan çok güzel ayrıntılı biçimde ulaşabilirsiniz ödül alan bir arkadaş çok güzel bahsetmişş....

Ben de ne zamandır sewdiğim, okuduğum bloklardan bahsetmek istiyordumm bir vesile olduu.

Mutlu Prens
Tacim
Suetkafa
Atlas Bebek
DB Junk
Pipi Disko
Zülal Kalkandelen
13 Melek
it's an old dawn
G'esgue
Tanrılar Fıttırmış Olmalı

* + 1'den kimse ölmez, dünyada karanlığa bürünmez herhalde.

27 Haziran 2010 Pazar

22 Haziran 2010 Salı

She Past Away- Kasvetli Kutlama


She Past Away güzel bir grupmuş... bana da arkadaşım bahsetti
new wave, post-punk, synth-pop yapıyorlar. oldukça gotik bir halleri var müziklerine uygun olarak. myspace'den keşfi beklerler...


She Past Away- Myspace


*kasvetli kutlama öncelikle önerilir...

13 Haziran 2010 Pazar

O modern dünyaya düşmüş, ghettoların ilaçlanan böcüğü


Blokta Roisin Murphy'den hiç bahsetmemişim. Bugün tam zamanı diye düşünüyorum. Aklıma geldiler. Moloko kadar şık olmasa da "Ruby Blue" albümü ve sonrasında 17 yıllık ufak ömrümde en çok sömürdüğüm albümlerden "Owerpowered" çıktı sadece sadece "owerpowered"...
Eğer bir kadın, eğer bir insan düşerken, vurulurken, sevişirken,ağlarken, cool olurken, makyajını silerken, yüksek alkollü içkisini yudumlarken,savaşın ortasında kalmış ömründe savaşın izleyicisi olurken, müzikte; terörü şehirleri bombalamak yerine moda tarihindeki etekleri daha da kabartıyorsa, tüm halleri için böyle bir şarkı yazıyorsa çok değerlidir. ve bizde hayatı ucundan yakınından takip etmeye çalışan, yeniyetmeler owerpowered'ı dinleyerek olamadığımız bürünemediğiğimiz, korktuğumuz makyajdan, ışıltıdan, disco topundan, savaştan, aşktan... dilimize pelesenk ederiz owerpowered'ı.ve bu ghetto dünyanın siğrinin bulaştığı ışıltılı single'ı başka bir yerde, başka bir dünyada dinleriz(mesela ben inşaat içinde kalmış bir ev ve apartmanda, yatağımı dans pisti, battaniyeminde "Dior" imzalı kostümüm olduğunu hayal ediyorum....)


*ne olur yeni albümü de bu aralar çıkmasın çünkü yeni çok ama çok kötü iki single dinledim Roisin'den... onları çöğe atsınnn.

Owerpowered- video

10 Haziran 2010 Perşembe

lise biterken...


kimi zaman lise yıllarımı hatırladığımda ne düşüneceğimi merak ediyorum. özlemem herhalde çünkü çoğu zaman çok kötüydü... okuldan ve okul gençliğinden o kadar kopuktu ki onlara benzemediğim her dakika ve anı ile olumlu da olsa çoğu kez dışarı itiliyordum .itildiğimi hissettim diyorum bir yandan da dahil olmaya çalışmadım, çok pişman da değilim. niçin marjinal algılandığımın bilincinde de değilim. lisedeki heteroseksist düzen için fazla dar pantolon giyiyordum, fazla feminen çantalarım vardı, her boka atlayan ve her soruyu cevaplayan biriydim, okul birinciliğini yaşamanın çok doğal bir süreç içine girdiği bir şey oldum(ama birinci olamadım), okul dergisinde çalışan, top ve tanımlarını fazlasıyla içeren ehh bir de iki erkeği temsil eden koca rozeti nerdeyse yakama yapıştırınca benzeşmeyen biri oldum böyleydim işte...

Ben her ne kadar öğretmenlerime bayılmasam da onlar beni pek bir sevdi... ne öğrendim?

V'nin yağlı boyasını yapmak zevkliydi
felsefe olimpiyatlarında çok eğlendim ömrümde okumayacağım şeyleri okudum
sosyoloji dersine de ehh diyorum...
belki birazcıkta dünya tarihi ve Mantık, edebiyat dışında herşeyi yaptığımız 12.sınıf edebiyatı...
şimdi aklıma bunlar geliyor demek ki diğerleri koca bir hiçti.evet öyleydi.

sosyal hayatta görüştüğüm yalnız bir iki arkadaşım var okuldan onun dışında kendime güzel bir hayat kurdum... mezuniyet töreni sonrası hiçbir bok yapmadığım için de pişman değilim...

Tabi benim bir lise aşkımda olmadı yaşlanınca anlatacak böyle bir anımda olmayacak en azından. Aslında mezuniyet töreninde sevgilimle bir performans planlamıştım hep, okul birincisi olduğum açıklanırken ben onu öpcektim falan ama şu an sevgilimde yok...

İki gün önce Virgin Suicides'ı tekrar izledim. yine bir üzüldüm. Zaten filmin müzikleri beni mahvediyor. Hele ki Playground Love çalarken... MEZUNİYETTE o kalabalığın içinden i podumun kulaklıklarını takıp dinlemek isterdim ya da diplomamı almaya çıktığımda fon müziği falan olsaydı ama neyse üniversitenin de ne olduğunu bildiğimden hiç bir beklentim yok... belki biraz daha iyi olacak neyse Grizzliy Bear ve Air'dan iki şey paylaşıcam. Bu iki şarkıyı ne zaman dinlesem aklıma lise gelicek sanırım. dinlenelim, tazelenelim efenim. ahh bir de Spice Girls girdi listeye hiç aklımda yokken ehh bugün anı tazeleme günü böylece geceyi ben de daha güzel bitireyim di mi?

Grizzly Bear- Boy From School(Hot Chip Cover)
Air- Playground Love
Spice Girls- Say You'll Be There
Spice Girls- If You Wanna Have Some Fun

1 Haziran 2010 Salı

ne bloğu olduğuna olduğuma bir karar verebilsem

Kucağıma koskocaman bir dondurma kutusu aldım, kaşıklıyorum ki ben pek dondurma sevmem.Maskotun albümünü dinliyorum ikinci şarkıdayım daha.... bugün çok sıcak bir hava vardı yine...hiç ama hiç ders çalışmıyorum egomu şişircek dereceye girme işi de yatcak gibi görünüyor. geçen gün bloğuma yüklediğim bir şarkıdan şikayet aldım bi şey olcağından değil de ne bileyim sinirim bozulmadı değil. keşke bir yaz aşkım olsa diye düşünüyorum hiç fena olmazdı hani gerçi daha erken.six feet under'ın ikinci sezonuna başlıycam ve hiç ders çalışamayacağım. evet efenim ben bloğun ne olcağına bir türlü karar veremedim. ortaya karışık şeyler yapmaya başladım ama bu hala bür müzik bloğu eğer albüm kritikleri yazmaya devam edersem....